Merhaba Benim adım Yasmin ve ben bir Malatya Escort Bayanım…" Bu cümle, internet üzerinde sıkça rastlanan, kişisel tan...
Merhaba okurlarımız, Bugün sizlere Malatya’da popüler hale gelmiş olan Ateşli Çarşı Escortları hakkında bilgi vermek istiyoruz. Bu yazımızda Mal...
Malatya'da Escort Bayan Seçimi: Bilinçli Bir Rehber Malatya'da escort bayan seçimi, dikkatli ve bilinçli bir yaklaşım gerektire...
Malatya Escort Banu ve Seks Deneyimi: (Yine Bir Felaket Senaryosu) Selam millet! Ben yine geldim, Malatya’nın guru...
Merhaba değerli okuyucularımız, Bugün Malatya’da otelde kalmayı tercih edenler için özel bir konuya değineceğiz:
malatya escort Banu ve Seks Deneyimi: (Yine Bir Felaket Senaryosu)
Selam millet! Ben yine geldim, Malatya’nın gururu, eskort camiasının fenomeni (ya da felaketi, duruma göre değişir), Banu. Evet, tahmin ettiğiniz gibi, hayatım yine bir komedi filmi senaryosundan hallice. Daha doğrusu, o senaryoyu ben yazsam gişede batar o kadar absürt.
Şimdi, en son ne olmuştu hatırlamıyorum bile. Muhtemelen birinin yanlışlıkla çeyiz sandığını yatağıma bırakması, ya da bir müşterinin “Sen çok zekisin, gel bana satranç öğret” demesi gibi şeyler. Ama bu seferki, cidden altın madalyalık.
Olay şöyle başladı. İnternet siteme (evet, var öyle bir şey, tasarımını kuzenim yaptı, 90’ların GeoCities estetiğiyle yarışır) bir mesaj geldi. “Banu Hanım, size çok özel bir teklifim var. Gelirseniz, hayatınız değişecek.”
Tabii ki, ilk tepkim “Ya Allah bismillah, yine mi dolandırılıyorum?” oldu. Ama içimdeki maceraperest Banu (ki kendisi genelde aç ve kahveye ihtiyaç duyan bir Banu), “Belki de prenses falan çıkacak adam, para dolu sandıkla gelecek,” dedi.
Randevuya gittim. Mekan, Malatya’nın en lüks otellerinden birinin (yani, tek lüks oteli) lobisiydi. Etrafıma şöyle bir baktım, kimse prens gibi durmuyor. Bir köşede, elinde tespih sallayan bir amca vardı, muhtemelen torununu bekliyordu. Diğer köşede, sürekli telefonla konuşan bir adam vardı, sanırım borsada batmış.
Sonra, işte o an geldi. Bir adam belirdi. Şöyle tarif edeyim: Sanki Malatya’ya düşmüş Hollywood yıldızı gibi. Yakışıklı, karizmatik, üzerindeki takım elbise ütüden yeni çıkmış. İçimden, “Banu, kızım, sonunda piyangoyu vurdun,” diye geçirdim.
Adam yanıma geldi, nazikçe elimi sıktı ve “Banu Hanım, sizi görmek ne büyük şeref,” dedi. Ben de tabii ki rolümü bozmadım, “Efendim, asıl şeref benim,” dedim. İç sesim ise “Adamım, beni direkt Maldivler’e ışınla,” diye bağırıyordu.
Sonra beni bir restorana götürdü. Mekan öyle havalı ki, menüyü okumak için dürbüne ihtiyaç duyuyorsun. Garsonlar fısıltıyla konuşuyor, sanki sırları ifşa edecekler. Ben de ne anlarım deniz börülcesinden, gözümü kapatıp rastgele bir şey söyledim.
Yemekler geldi, adam başladı anlatmaya. Meğerse kendisi bir film yapımcısıymış. Ve evet, tahmin ettiğiniz gibi, benden başrol oynamamı istiyordu.
İşte o an, hayatımın filmini görmeye başladım. Kırmızı halılar, ödüller, paparazziler… Annem bile bana “Aferin Banu, sonunda bir işe yaradın,” diyecekti.
Ama tabii ki, her güzel şeyin bir bedeli vardır. Adam filmin konusunu anlatmaya başladı. Meğerse film, “Malatya’nın Kayısı Kokulu Aşkı” adında bir romantik komediymiş. Ben, kayısı bahçesinde kayısı toplayan bir köylü kızını oynayacaktım.
Buraya kadar her şey normal. Ama sonra adam, “Filmin en önemli sahnesi, kayısı ağacının altında geçen bir seks sahnesi,” dedi.
İşte o an, filmim birdenbire erotik drama dönüştü. İçimden, “Kayısı ağacı mı? Cidden mi? Nereden bulacaksın o mevsimde kayısı ağacını?” diye geçirdim.
Tabii ki, “Hayır” demedim. Profesyonel olmak zorundaydım. Ama içimden planlar yapmaya başladım. Belki dublör kullanabilirim, ya da o sahnede gözlerimi kapatıp sadece kayısı kokusunu hissedebilirim.
Neyse, adamla anlaştık. Senaryoyu okudum, karakterime çalıştım. Hatta kayısı toplama konusunda uzmanlaşmak için köylere gittim. İnanın bana, kayısı toplamak sandığınız kadar kolay değil.
Çekimler başladı. Set ekibi Malatya’nın en güzel kayısı bahçelerinden birini bulmuş. Herkes heyecanlı, ben heyecanlı, hatta kayısı ağaçları bile heyecanlı gibiydi.
Ve işte o an geldi. Seks sahnesini çekmeye başladık. Yönetmen bağırdı: “Motor! Kayıt! Aksiyon!”
Ben kayısı ağacının altına yattım. Karakterim gereği, şehvetli bir şekilde nefes alıp veriyordum. Karşımdaki oyuncu da rolüne kendini kaptırmış, bana yaklaşıyordu.
İşte o an, her şey ters gitti. Birdenbire, gökyüzü kararmaya başladı. Rüzgar şiddetlendi. Şimşekler çakmaya başladı.
Sonra yağmur başladı. Öyle bir yağmur ki, sanki muslukları sonuna kadar açmışlar. Herkes kaçışmaya başladı. Ben ise kayısı ağacının altında kaldım.
Ve evet, tahmin ettiğiniz gibi, o seks sahnesi çekilemedi. “Malatya’nın Kayısı Kokulu Aşkı” filmi, çekilemeyen seks sahnesi yüzünden iptal oldu.
Ben ise eve sırılsıklam bir şekilde döndüm. Yatağa girdim, üzerime yorganı çektim ve “Banu, kızım, sen bu hayatta hiçbir zaman mutlu olamayacaksın,” diye düşündüm.
Ama sonra birden aklıma bir fikir geldi. Belki de kendi filmimi çekebilirim. Adı da “malatya escort Banu ve Kayıp Seks Sahnesi” olur.
Ne dersiniz, gişede batar mı? Yorumlarınızı bekliyorum. Bir sonraki felaket senaryosunda görüşmek üzere!
Disclaimer: Bu blog yazısı tamamen hayal ürünüdür ve mizah amaçlıdır. İçeriği ciddiye almayınız.